 |
Bütün içeriklerimiz % 100 doğaldır. Ürünlerimizin Ephedra
içermemektedir.
Feneugreek Seed Extract ( Çemen
Boyotu Özü ) :
Göğüs büyütmek için şifalı ot satıcılarının tavsiye ettiği
bitki öğelerini en yüksek yoğunlukta içerir. Ayrıca menopoz
belirtilerinin tedavisinde hormon düzenleyicisidir ve
dişilik sistemini dengede tutar. Fenugreek tohumu, Urdu ve
Hindi lisanında Methi olarak bilinir, Arapçada Hulba olarak
bilinir, menopoz belirtilerini en aza indirir, kabızlığı
giderir, diyabeti kontrol eder, kolesterolü azaltır, boğaz
ağrılarını ve öksürüğü hafifletir, hafif sindirim
bozukluklarını giderir ve ishali tedavi eder.
Fennel Seed ( Rezene Tohumu ) :
Rezene tohumu östrojen etkileri doğuran flavonoid (birçok
genel pigmentler içeren ve oksijen içeren aromatik
antioksidan bileşikler) yönünden zengindir. Salgılamanın
artması yeni göğüs hücreleri ve dokularının oluşmasının
|
anahtarıdır ve
boşaltımın artması, östrojeni taklit eden çevresel toksinlerle
bulanık hale gelmiş östrojen reseptör bölgelerinin, temizlenmesinin
anahtarıdır.
Dong Quai Root ( Dong Quai Tohumu ):
Vücuda hormonların verimli kullanılması konusunda yardımcı olur.
Ayrıca bazı menopoz belirtilerinde tedavi amaçlı kullanılır. PMS (
premenstrual syndrome - bayanlarda adet öncesi görülen sendrom ) ve
menopoz belirtilerinde yatıştırıcı olarak başarıyla kullanılmıştır.
(Hardy 2000). Dong Quai özü kas gevşetici etkisi göstermiştir ve
ağrı kesici ve ağrı azaltıcı olarak kullanılmıştır. Bilim adamları,
Dong Quai'nin hareket mekanizmalarından birinin doğal progesterone
(yumurtalıkta bulunan ve gebeliğe etkili olan bir hormon ) sentezini
geliştirdiğine, inanıyorlar. Progesterone, menapoz durumunda,
üretimi azalan bir diğer hormondur. Bitkide sağlanan besinler
bunların sistemden atılmasını, göğüs dokusunun sağlıklılığının
artmasına yardımcı olur.
Blessed Thistle Herb ( Devedikeni ) :
Bayanlarda ağrılı aybaşları ve bundan dolayı oluşan ağrı ve
sızıların tedavisinde kullanılır. Ayrıca hormon düzenleyicisidir ve
sindirime ve kan dolaşımına yardım eder. B-kompleks, kalsiyum,
demir, manganez ve gerekli yağlar ihtiva eden devedikeni bitkisi
sindirim bozukluğunun yol açtığı ağrıları hafifletir. Devedikeni
ayrıca kan dolaşımını hızlandırır ve hafızayı uyarmak için kanı
temizleyerek beyine giden oksijen oranını arttırır. Güçlü östrojen
özelliklerinden dolayı emziren anneler için, uygun miktarda süt
sağlaması amacıyla kullanılır. Bu amaç için kullanılan en iyi
ilaçtır.
Dandelion Root ( Karahindiba Kökü ) :
Bu bitki yıl boyunca neredeyse her yerde bulunur. Dikdörtgen veya
kaşık şeklinde, düzensiz, girintili veya sapın her iki tarafında
olan yapraklar, sütlü ana kökten gelen gül biçimindeki göbekte büyür
ve bir veya daha fazla çıplak çiçek gönderir ve her biri tek sari
bir çiçek olarak biter. Karahindibanın iki tane özel kullanımı
vardır: safra oluşumunu geliştirmek ve karaciğerden kaynaklanan,
vücutta fazla su tutma sorununda, fazla suyu vücuttan atar. Kök
özellikle salgılama ve vücuttan atilimi bütünüyle etkiler. Bu
salgılamanın artışı yeni göğüs hücreleri ve dokuların oluşması için
anahtardır ve östrojeni taklit eden çevresel toksinlerle dolu,
östrojen reseptör bölgelerinin temizlenmesi için anahtardır. Bunları
ve diğer toksinleri vücuttan atarak, hem tonik hem de uyarıcı olarak
hareket eder. Bu taze kökün zerk edilmesi sarilik, gallstone
(karaciğer safralarının biriktiği yerde oluşan taş) ve diğer
karaciğer problemlerine iyi geldiğine inanılıyor. Normal
kullanımlarda herhangi bir yan etkisi veya aykırı bir durum
görülmemiştir.
Watercress Leaf ( Su Teresi ) :
Anavatanı Avrupa ve Rusya olan, İngiltere de yaygın olarak
bulunan,Amerika ve Kanada da ekilen su teresi, pınar ve su yatakları
kenarında bolca bulunan,yumurta ve kalp şekilli yumuşak yaprakları
bulunan, dayanıklı bir bitkidir. Su teresi insanoğlunun bildiği en
eski yeşil sebzedir ve kullanımı Perslere, Yunanlılara ve Romalılara
kadar uzanır. Eskilerde en yaygın hazırlanışı yağ ve sirke ile
olmuştur. 21. yüzyılda bilim adamları sigara içmenin zararlı
tesirlerine karşı su teresinin yararlarını keşfediyorlar. Kabak,
şalgam ve hardal ailesinden olması nedeniyle kanser ve emphysema (
nefes alma güçlüğünden dolayı organların şişmesi ) gibi akciğer
hastalıklarını önler. Gluconasturtin ( sadece yapraklar çiğnendiği
veya kesildiği zaman ortaya çıkan ) ihtiva eden su teresi, tütün
içindeki carcinogen( kansere neden olan madde ) maddesini, etkisiz
hale getirir. Su teresi ayrıca yeterli miktarda folik asit ve Lucien
ihtiva eder. J.E. Meyers, Hammond/Indianadaki Botanical Gardens (
Botanik bahçeleri ) su teresinin vitamin E olarak en iyi
kaynaklardan birinin olduğunu söylüyor. Bu vitamin göğüs büyütme
konusunda gerekli olan doğurganlık vitaminidir. Vitamin E, fiziksel
dayanıklılığı arttırmak ve kalbin tepkisini geliştirmek için vücudun
oksijen kullanmasına yardımcı olur. Su teresi geleneksel olarak,
idrar söktürücü, balgam söktürücü, müshil ilacı, uyarıcı, mide için
ve tonik olarak addedilir. Kansızlık, ekzama, böbrek ve akciğer
bozukluklarına, tüberküloz, çıban, siğil, ve tümörlere karşı bir
ilaç olarak kullanılmıştır. Su teresi ıspanaktan daha fazla demir
vitaminine, sütten daha fazla kalsiyuma, marulun 3 katı Vitamin E ye
sahiptir. A ve C vitaminine sahiptir ve kalori açısından hafiftir.
L-Tyrosine :
Başlıca tiroit hormonu olan thyroxine ve adrenalin ve Nor-adrenaline
direkt olarak etkide bulunur. Thyroxine metabolizma ile ilgili
aktiviteleri arttırdığı ve büyüme oranını kontrol ettiği tespit
edilmiştir. L-Tyrosine sinir sistemi üzerinde hafif bir uyarıcı
etkisi gösterir.
Kelp ( Büyük , Kahverengi Deniz Yosunu ) :
Deniz yosunu olarak adlandırılır. Yağları emer ve selülite,
obeziteye ve romatizmaya iyi gelir. 30 mineral içerdiğinden besin
yönünden olup, mineral eksikliği çekenlere özellikle yararlıdır.
Omurilik, sinir sistemi ve beyin için yararlı olduğu rapor
edilmiştir. Kelp tiroidi uyaran iyodin içerir. Keplin, deriyi,
tırnakları ve saçı geliştirdiği, radyasyona karşı koruduğu, dışkıyı
yumuşattığı ve obezite ve ülser tedavisinde kullanıldığı rapor
edilmiştir.
Vitamin E :
Bir oksidan olarak, vücudun oksijen kullanma kabiliyetini arttırma
rolünü üstlenir. Vitamin E ayrıca Vitamin A'nın vücutta tahribatını
ve doymamış yağların anormal çöküşünü önler. Vitamin E kırmızı kan
hücrelerinin yaşam süresini uzatır ve hücre solunumunu geliştirir ve
yaşlanmayı geciktiren (anti-aging) vitamin olarak rapor edilmiştir.
İlaveten vitamin E yara izini en aza indirir, yaraların iyileşmesine
yardımcı olur, pıhtılaşmayı geciktirir, dokularda dinç elastikiyeti
muhafaza eder, menopoz ıstıraplarını hafifletir.
|